Bilincimiz  zihnimizin  yüzeyde görünen kısmıdır.

Klasik buzdağı benzetmesinde olduğu gibi suyun üstündeki kısmıdır . Bilinçaltımız ise beynimizin farkında olmadığımız yanıdır ve bilincimize göre daha büyük bir yer kaplar.
Bilinçaltımız  neden sonuç ilişkisini belli bir duygu ile  belli bir dış uyaranı eşleştirerek kurar. Subjektiftir. Yaşadığımız olayların bizde oluşturduğu duygular önemlidir. Tekrar aynı durumla karşılaşıldığında direkt olarak o duygu yaşanır. Bundan dolayıdır ki  geçmişte  diş hekimi ile yaşadığı olumsuz tecrübeyi korku duygusuna kodlar ve genelleştirerek Diş hekiminden korkulur düşüncesine inanır. Bilinçaltında  Zaman kavramı olmadığından dolayı  her dişçi koltuğuna oturduğunda geçmişte veya çocukken dişçi koltuğunda yaşamış olduğu kendisine göre kötü bir tecrübeyi tekrar  yaşayacağını zanneder. Ve geçmiş olayla ilgili eşleştirmiş olduğu duyguyu yani korkuyu yaşar.
Rahat bir diş tedavisi yapabilmemiz için bilinçaltındaki bu korku duygusunu değiştirmemiz gerekir ve işte hipnoz bu durumda devreye giriyor.

Hipnoz nedir ?

Hipnoz kelimesi eski Yunancada uyku anlamına geliyor ve hipnoza girmiş bir kişinin görünüşü de uyuyan birine çok benziyor.ancak hipnoz bir uyku hali olmayıp bir uyanıklık halidir ve hipnoz halindeki bir kişide elektroansefalogramlar uyanıklık traseleri verir.Bilindiği gibi ansefalogram,beynin uykuda olup olmadığının en kesin bir şekilde bildiren bir apareydir.
Hipnozda beyin kortikal faaliyet bakımından derin uyku ile uyanıklık arasında bir durumdadır
Sonuç olarak Hipnoz uyku ile uyanıklık arasında olduğumuz, bilincimizin açık olduğu bir hal olarak tanımlanabilir.
Bu zamana kadar hipnoz ile ilgili pek cok tanımlamalar yapılmıştır. Kripper δ Bindler’ e göre;
İçsel  yada  dışsal bir olaya  karşı  odaklanmış    dikkatin   artması   demektir  (1974)
Hatta 1970 lerde sadece beynin sag yarımküresini ilgilendirdiği  düşünülmüştür . Tabii ki Bu kabul edilen  bir düşünce değildir. Telkinler tüm beynin işlevsel organizasyonunu değiştirmektedir.
Kapsamlı bir şekilde hipnoz İstemek, inanmak ve güvenmekle başlayan, telkinle oluşan beyinsel fonksiyonların çalıştığı, bireysel denetimin açık olduğu, uyku ile uyanıklık arasında olduğumuz, bilincimizin açık olduğu bir hal olarak tanımlanabilir.

Tarihte Hipnoz 

Bilimsel hipnotizmanın başlangıç tarihi olarak FRANZ ANTOINE MESMER ’in “Yıldızların İnsan Vücudu Üzerine Tesirleri” isimli tezinin tarihi olan 1765 senesi kabul edilmiştir.
Mesmer “Manyetizm Animal Teorisi” ni ortaya atmıştır.
Yıldızların insan vücudu üzerine tesirleri  isimli tezinde ileri sürdüğü düşünceye göre ; evren manyetik bir enerji ile doludur.Evrenin bir parçası olan insanın içinde de bu enerjinin bir kısmı mevcuttur.İnsanda hastalık yapan sebep insan vücudundaki bu enerjinin dağılım bozukluğudur.Bu enerji akışı herhangi bir yöntemle düzeltilirse hastalıkta yok olurdu.
Gerçi mıknatıslarla tedavi fikrinin orijini Mesmer değildir. Ondan çok daha önce  de bir çok alşimist fizikçi ve tıp adamı mıknatıslarla tedavi yapıyordu.fakat bu yöntemi teori olarak geliştiren ve sadece mıknatıslarla kalmayıp manyetik akışkanın mıknatıslarda oldugu gibi insanlardan ve başka cisimlerden de yayınlandığını “Manyetizm Animal Teorisi” seklinde ortaya atan mesmer oldugu icin manyetizmanın kurucusu olarak sayılmaktadır. 
Akışkanı parmak ucundan yayınlamak, mıknatıs cubuklara tutturarak insanlara geçirmek,mıknatıslandıgına inandığı bakır cubukları, cam parcalarını, suları, ağaç parçalarını insanlara dokundurarak onları manyetize etmek hatta bu görünmez akışkanı şişelere doldurup taşımak ve göndermek gibi usuller vardı.
Mesmer’in tedavi şekli şöyleydi: hastalar kalın perdeleri kapalı bir salona törenle topluca alınır,iyice loş olan ve yan odadan gelen lirik piyano ezgileri ile dolu olan bu salonda hiç ses çıkartmadan sıralar halinde dururlarve ortada duran şadırvan şeklindeki kapaklı  havuzdan uzanan demir çubukları tutarak hasta yerlerine yapıştırırlar.ve böylece mesmeri beklerlerdi. Daha sonra erguvan rengi elbiseler icinde mesmer gelir sıralar arasında dolaşarak hastaları PAS adı verilen el hareketleri ile iyi ederdi.hastalardan cogu bir sey hissetmese de konvulsiyonlar, çırpınanlar krize girenler olabilirdi.bu hallerin hepsine birden manyetik kriz adı verilirdi ve hastanın iyi olması için böyle birkaç kriz geçirmesi istenirdi. Bu seanslara yaralılar epileptikler ve bunaklar hariç herkes katılabilirdi.
Bu tedavi seansları Paris’te cok büyük ilgi gördü.ve 16. Louis Mesmer ile ilgilenmek geregi duydu.Devrin bilgin kişilerinin de içinde oldugu bir komisyona Mesmerik fenomenlerin incelenmesi görevini verdi. Komisyonun iki üyesi dısında geneli bunu şarlatanlık oldugu hakkında görüş belirterek rapor düzenledi. Basının da kışkırtması ile kamu oyunun aleyhine döndüğünü gören Mesmer Paris’i terk etti. Önce İngiltere sonra da Avusturya ya geçti ise de  bundan sonraki hayatı hipnotizma icin önemli olmadı.
Diş Hekimliğinde  ise  ilk kaydedilmiş çalışmayı 1837 yılında Fransa’da Qudet adında bir Diş Hekimi yapmıştır.
Resmi olarak 1958 yılında Amerikan Tıp Birliği hipnozu Tıp ve Diş Hekimliğinde uygulanabilir bir yöntem olarak kabul etmiştir.

Hipnoz Çeşitleri

- Hetero Hipnoz
Bir kişinin ya da bir topluluğun hipnozitör aracılığı ile çeşitli teknikler kullanılarak hipnotize edilmesidir. Burada etken olan hipnozitördür.
1- Ferdi Hipnoz
Hipnozitörün sadece bir kişiyi hipnotize etmesidir.
2- Grup Hipnozu
Birden fazla kişinin uygun şartlarda bir hipnozitör tarafından hipnotize edilmesidir.3- Kollektif Hipnoz
Grup hipnozundan farklı olarak sayıca fazla kişiye uygulanan hipnoz çeşididir.

- Oto Hipnoz
Kişinin daha önce hipnozitör tarafından hipnotize edilip, hipnoz sırasında bazı telkinler verilmesi ve daha sonra bu telkinlere bağlı olarak kişinin  hipnozitör olmadan hipnoza girmesidir.

- Self Hipnoz
Bireyin hipnoz halini kendiliğinden oluşturması, kendi kendini hipnoza sokması  durumudur. 

- Narko Hipnoz
Sedasyon ve  rahatlama sağlayan Anestezi ilaçları ile hipnozun oluşturulmasıdır. Hipnoza direnç gösteren vakalarda uygulanır..

- Özel Hipnoz Halleri
Her türlü monoton uyaran kişiyi hipnoza sokmada büyük rol oynamaktadır. Yorgun olan bir vücutta bu tip monoton (ışık,ses,görüntü) uyaranların ritmik tekrarı kişiyi hipnotize etmektedir.
Yol hipnozu, Televizyon hipnozu gibi

     

Diş Hekimliğinde Hipnozun Endikasyonları 

- Hastanın relaksasyonunda (rahatlatılmasında)
- Uygulanan bazı apareyler,uygulamalar ve metoda alıştırılmasında
- İyileşme sürecini hızlandırma ve ilaç alınımını azaltmada
- Zararlı agız alışkanlıklarını önlemede (parmak emme)
- Bulantı reflexini azaltmada ve yok etmede
- Zamanda Distorsiyonda (uzun ve sıkıntılı operasyonların hastamıza kısa sürede bittiği izlemini vererek yorgunluğu önlemekte)
- Analjezi ve Anestezi temininde
- Alerjik reaksiyonlarda
- Amnezide (hoş olmayan çalışmaların tümünün unutturulmasında) 
- Bruksizmde (Diş sıkma)                                                                           

HİPNOZLA İLGİLİ  MERAK EDİLEN SORULAR

Herkes hipnoz olur mu? 

Herkes bir şekilde etkilenir ancak derin transa herkes giremez. Bunun yanında:
- 5-6 yaşından küçük kişilerin hipnoz olması zordur. Dikkati toplamada zorluk yaşanabilir. Ama oyun oynar şekilde çocuklarda hipnoza alınır.Özellikle parmak hipnozu en çok uyguladığımız yöntemlerden biridir.
- Bunak, zihni yeterince gelişmemiş olanlar hipnoz olamazlar. Bu kişiler bilinç ve muhakeme yeteneğine yeterince sahip olmadıkları için olayın farkında değillerdir. 
- Aşırı konsantrasyon zorluğu yaşayan kimseler hipnoz olamazlar. Bilgi ve kültür yönünden zengin olayın kendine başlayıp bittiğini süratle kavrayan kişilerde hipnozun uygulanması daha çabuk olmaktadır.
- İstekli olmayan ve direnç gösterenler hipnoz olmazlar.
- Hipnoz hakkında yanlış önyargıları olan, dolayısıyla bazı korkularını (uyanamama, tacize uğrama,soyulma vb.) yenemeyen kimseler hipnoza giremez.

Hipnozdan çıkamama var mıdır? 

Hayır. Hipnotizma bildiğimiz bir uyku değildir. Hipnozda bilinç son derece açıktır. Kişi her şeyi bilir,duyar,yargılar hatta derin hipnozda gözlerini açabilir ve görür. Ancak bazıları etki kaybolduktan sonra bunları hatırlamayabilir.

Yan etkisi var mıdır?  Alışkanlık yapar mı?

Hipnozda yan etkiye rastlanmamıştır. Ancak suistimale açık yönleri göz önünde bulundurulduğunda  hipnoz sadece eğitimini almış hekim ve psikologlar tarafından uygulanmalıdır.
Hipnoz hiç bir şekilde alışkanlık yapmaz. Hipnozun terk edilmesi ve uzun süre uygulanmaması belki faydalarının kalıcı davranışlara dönüşmesine engel olabilir.

İstem dışı telkin alır mıyım?

Hipnoz sırasında kişi, verilen  telkinleri  kendince algılar ve yorumlar. Uygun olanları benimser, uygun olmayanlara ilgi göstermez. Kişi uykuda olmadığı için zihinsel denetimi   açıktır.

Hipnozun Kontrendikasyonları

- Psikoz eşiğinde olanlar; psikoz içine iter.
- Latent homoseksüeller; kişiyi latent homoseksüalitesinden haberdar etmekle panik reaksiyon ve arkasından paranoid bir reaksiyon yaratabilir.
- Psikoterapi görenler; psikoterapinin gidişini etkiler.